Besopal Bitkisi Evcil Hayvanlar İçin Güvenli Mi
Yeni bir bitki alırken aklınıza gelen ilk soru saksının boyu ya da fiyat değil de "kedim bunu kemirirse ne olur?" ise, doğru yerdesiniz. Evinde köpek veya kedi olan bahçecilerin en sık takıldığı konulardan biri bu. Besopal bitkisi de son dönemde çiçekçilerde sıkça karşımıza çıkan, bakımı kolay olduğu söylenen türlerden biri ve haklı olarak "peki güvenli mi?" sorusunu doğuruyor.
Kısa cevap şu: bir bitkinin güvenli olup olmadığını, satıldığı raftaki isimden değil, gerçek tür adından anlarsınız. Aşağıda bunu nasıl yapacağınızı, hangi belirtilere dikkat edeceğinizi ve evde nasıl bir düzen kuracağınızı adım adım anlatıyorum.
Besopal Gerçekten Zehirli Mi, Neye Bakmak Gerekir?
"Zehirli mi değil mi" sorusunun tek kelimelik bir cevabı olmasını isteriz ama bitkilerde işler böyle yürümüyor. Aynı bitki bir hayvanda hiçbir şey yapmazken, diğerinde ağız içi tahrişine yol açabiliyor. Önce isim meselesini çözelim.
"Besopal" adıyla satılan bitki tam olarak nedir?
Türkiye'de bitkiler çoğu zaman yerel, ticari ya da çiçekçiden çiçekçiye değişen isimlerle satılıyor. Aynı bitkinin üç farklı adı, farklı iki bitkinin de aynı adı taşıması çok yaygın. Bu yüzden besopal bitki güvenlik araştırmasına başlarken yapılacak ilk iş, saksının etiketindeki Latince tür adını bulmak.
- Etiket varsa fotoğrafını çekip saklayın; veterinere gitmeniz gerekirse en değerli bilgi bu olacak.
- Etiket yoksa satıcıya "bunun botanik adı ne?" diye sorun. Bilmiyorsa, yaprak ve gövdenin net fotoğraflarını çekip bitki tanıma uygulamalarıyla karşılaştırın.
- Bulduğunuz Latince adı, evcil hayvan zehirlilik listelerinde aratın. Türkçe blog yazıları yerine tür adı üzerinden arama yapmak çok daha güvenilir sonuç verir.
Neden "az zehirli" diye bir kategori var?
Ev bitkilerinin büyük kısmı ölümcül değil; sorun genellikle tahriş düzeyinde kalır. Birçok iç mekân bitkisinin yaprak ve saplarında iğne biçimli kalsiyum oksalat kristalleri ya da sütsü öz suyu bulunur. Hayvan bir yaprağı çiğnediğinde ağzı yanar, salyası artar, kusabilir. Bu rahatsız edicidir ama çoğu vakada kalıcı hasar bırakmaz.
Riski belirleyen üç şey var: yenen miktar, hayvanın boyutu ve bitkinin hangi kısmının yendiği. Bir kedinin ısırdığı tek yaprak parçası ile bütün bir sürgünü kemiren yavru köpek aynı tabloyu oluşturmaz. Ayrıca kediler kusma refleksi nedeniyle küçük miktarları hızla çıkarırken, köpekler yuttuklarını sindirim sisteminde taşımaya devam eder.
Hangi belirtiler alarm zilidir?
Bitkiyi kemirdiğinden şüpheleniyorsanız birkaç saat boyunca şunları izleyin:
- Aşırı salya, ağzını patisiyle ovalama, huzursuzluk
- Kusma, ishal, iştahsızlık
- Yutkunmakta zorlanma, seste değişiklik, dilde şişlik
- Halsizlik, dengesiz yürüme, titreme
İlk iki maddedeki hafif belirtiler genelde birkaç saatte geçer. Yutma güçlüğü, şişlik ya da nörolojik belirtiler görürseniz beklemeyin, veterinere gidin ve yanınıza bitkiden bir parça yaprak alın.
Evde Hem Bitkiyi Hem Hayvanı Koruyan Bir Düzen
Bitkiden vazgeçmek tek seçenek değil. Doğru yerleştirme, çoğu riski en baştan ortadan kaldırır.
Konum: en etkili çözüm ulaşılmaz kılmak
Kediler zıplar, köpekler devirir. Bu yüzden "yüksek raf" tek başına yeterli değil; kedinin sıçrama güzergâhını düşünmek gerekir. Duvara sabitlenmiş askılı saksılar, kapısı kapanabilen bir çalışma odası ya da balkonda hayvanın çıkmadığı bir köşe iyi çözümlerdir. Balkona taşıyacaksanız bitkinin ışık ve sıcaklık ihtiyacını da gözden geçirin; gölgeyi seven bir bitkiyi güneye bakan bir korkuluğa koymak, güvenlik sorununu çözerken bitkiyi